chess.com

" Biz Chess'in önüne Ay-Yıldız Koyduk "

   




                                                                                                              Sayfa   
Genç Satranç Oyuncularının Kişilik Profilleri
Merim Bilalic´ a,*, Peter McLeod a, Fernand Gobet b
a Department of Experimental Psychology, Oxford University, South Parks Road, OX1 3UD Oxford, UK
b School of Social Sciences and Law, Brunel University, UB83PH Middlesex, UK
26 Nisan 2006’da alındı; düzeltilmiş hali 1 Ağustos 2006’da alındı; 15 Ağustos 2006’da kabul edildi. Online olarak 23 Ekim 2006’da kullanılabilir hale geldi.
Çeviriyi yapanlar: Melike Korkmaz ve Burcu Inan, ODTÜ Psikoloji Bölümü
 
Özet
 Satranç, psikolojik araştırmalarda göze çarpan bir oyun olmasına rağmen, satranç oynayan insanlar, özellikle de satrancı hobi edinen çocuklar hakkında çok az bilgiye sahibiz. Bu çalışma, satranç oynayan 219 çocuğun ve onların satranç oynamayan 50 yaşıtının Büyük Beşli modeli (BFQ-C; Barbaranelli, Caprara, Rabasca, & Pastorelli, 2003) ile ölçülmüş kişilik profillerini sunmaktadır. Akıl/ açıklık ve Enerji/ dışadönüklük puanları yüksek olan çocukların satranç oynaması daha muhtemelken,  satrancın, Uyumluluk puanı yüksek olan çocukları çekme olasılığı en azdır. Uyumluluk puanı yüksek olan erkek çocukların satranç oynama olasılığı bu puanı düşük olan çocuklara oranla daha azdır. Kızların Uyumlulukta daha yüksek olduğu göz önünde bulundurulursa, bu etmen satrançla erkeklerin daha fazla ilgili olduğunun muhtemel nedenlerinden biri olabilir. Büyük Beşli etmenlerinden hiçbirinin kişinin bildirdiği beceri düzeyiyle ilgili olmamasına rağmen, 25 seçkin oyuncunun oluşturduğu alt-örneklem grubunun Akıl/ açıklık puanları daha az iyi satranç oyuncusu olan yaşıtlarından önemli şekilde fazlaydı.

 
Anahtar kelimeler: Satranç; Kişilik; Büyük Beşli Modeli; Çocuklar; Cinsiyet farklılıkları

Giriş
 Satranç oyunu psikolojik araştırmalarda sıkça kullanılmaktadır. Hatta satrançın bilişsel psikolojide, Drosophila’nin genetik biliminde oynadığı gibi bir rol oynadığı iddia edilmektedir. (Simon & Chase, 1973). Satrancın psikolojideki göze çarpan yeri düşünüldüğünde, bu etkinliği yapan insanların kişilikleri hakkında çok az bilgiye sahip olmamız şaşırtıcıdır. Daha şaşırtıcı olanı ise satrancı hobi edinen çocukların kişilik özellikleri hakkında neredeyse hiçbir şey bilmeyişimizdir. Bu araştırmayla, satranç oynayan ve oynamayan çocukların kişilik profillerini Büyük Beşli modeliyle ölçüp bildirerek bu açığı kapatmaya çalışmaktayız. Ayrıca kişilik özelliklerinin kız ve erkek çocukların satranca farklı ilgileri ve satranç becerileri üzerine etkisini de araştırmaktayız.
            Bir satranç oyununun birkaç saat alması olağandışı değildir. Bu süre içerisinde iki oyuncu yalnızdır, bilgileri ve irade güçleriyle birbirlerine karşı savaşırlar. Bu durumda Kelly’nin ( 1985) Myers-Briggs Tip Göstergesi’ni kullanarak satranç oyuncularının genel nüfusa göre daha fazla içedönük ve sezgisel olduklarını bulması şaşırtıcı değildir. Ek olarak, daha iyi oyuncular daha az iyi oyunculardan daha fazla sezgisel olmaya da eğilimlidirler
            Satranç, kişinin karşı tarafın niyetlerini hesaba katması ve sadece kendi planlarına odaklanmaması gereken mahkemeye benzer bir oyundur. Ayrıca satranç, sadece küçük bir hatanın önceki uzun saatlerdeki çabayı harap edebildiği bir oyundur. Bu yüzden oyuncular, oynamayanlara göre daha şüpheci ve düzenli olmalıdırlar. Bu, Avni, Kipper, ve Fox’un (1987) gösterdiğinin aynısıdır – satranç oyuncuları Minnesota Multiphasic Kişilik Envantörü’nde düzenlilik ve göreneklere uymayan düşünce ölçeklerinde satranç oynamayanlardan daha fazla puan almışlardır. Ek olarak, oynanan oyun sayısıyla ölçülerek daha rekabetçi olduğu bulunan oyuncuların satranç oynamayanlara göre daha şüpheci oldukları bulunmuştur.
Satrancın rekabetçi yönü araştırmacıların dikkatinden kaçmamıştır. Mazur, Booth, ve Dabbs (1992), çoğunlukla saldırganlıkla ilgili olan erkeklik hormonunun (Mazur & Booth, 1998) kazananlarda kaybedenlerden daha fazla olduğunu ve bazı oyuncularda oyundan az önce arttığını bulmuşlardır. Benzer olarak Joireman, Fick, ve Anderson (2002), heyecan arayışının satrancı denemiş ve hiç satranç oynamamış üniversite öğrencilerini ayırdığını ve oynama sıklığını yordadığını bulmuşlardır.
            Satranç oynayan erkek sayısının kadınlardan daha fazla olması muhtemelen kişilik etmenlerine bağlı olan yaygın bir gözlemdir. Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) tarafından değerlendirilecek kadar iyi olan her kadına karşılık 14 erkek vardır. (Howard, 2005). Erkeklerin kadınlardan daha iyi satranç oynamasının olası birkaç nedeni olmasıyla beraber (Charness & 1996; Howard, 2005), neden daha fazla erkeğin satranç oynadığına çok az gerekçe bulunmuştur. Zeka, motivasyon ve egzersiz gibi etmenlerin insanların satrançta ne kadar iyi olacaklarını etkilemesiyle birlikte, bu kişilik etmenlerinin insanların hobi tercihlerini de etkilemesi akla yatkın görünmektedir (Avni ve ark., 1987).

Satranç oynayan insanlar hakkında sahip olduğumuz bu az açıklama da yetişkin örneklemlerden edinilmiştir. Aktif satranç oyuncusu bir yetişkin olmak uzun bir yolu gerektirir ve satranç oynamayı öğrenen bazı insanlar bir noktada kaçınılmaz olarak dururlar. Bizim, ilk olarak satranç oynamaya başlayan insanların ya da tam olarak çocukların kim olduklarını merak etmemiz gerekmektedir. Satranç oynayan kız ve erkek sayıları arasında neden bu kadar farklılık vardır? Ayrıca satrancı, yaşıtlarından daha fazla egzersiz yapacak kadar cazip bulan ve vasıflı satranç oyuncusu olan çocukların kim oldukları da bilinmemektedir. Bu araştırmada biz satranç oynayan ve oynamayan ilkokul çocuklarının kişilik profillerini popüler Büyük Beşli (BF) modeliyle (Costa & McCrae, 1988) araştırdık. Son zamanlara kadar erken ve orta çocukluk dönemlerindeki BF’nin kişinin bildirdiği ölçüleri nadiren kullanılmıştır. Bunun sebebi araştırmacıların o yaştaki çocukların güvenilir kişisel bilgiler veremeyeceğine inanmalarıdır (Harter, 1998). Bu görüş yakın bir zamanda reddedilmiştir (Shiner, 1998) ve aynı zamanda kişinin bildirdiklerinin geç çocukluktaki kişilik özelliklerini ölçmede geçerli tek yöntem olmadığına da kanıtlar vardır (Barbaranelli ve ark., 2003), ama erken yaşlardaki ölçmeler için en iyi yol onlardır (Abloe ve ark, 1999; Marsh, Ellis, & Craven, 2003). Örneğin,  Measelle ve meslektaşları (Measelle, John, Ablow, Cowan, & Cowan, 2005) son zamanlarda beş yaşındakileri iki yıl boyunca takip etmiştir ve BF etmenlerinin hayatın bu evrelerinde belirgin, değişmez ve kopyalanmış olduğunu göstermiştir.

Enerji/ dışadönüklük, Uyumluluk, Vicdanlı olma, Duygusal dengesizlik ve Akıl/ açıklık özelliklerini ölçen Çocuklar için Büyük Beşli Anketini sekiz ve on bir yaşları arasındaki ilkokul çocuklarına uyguladık. Temel amacımız satranca başlamayı düşünen çocukların kişilik özelliklerinin neler olduğunu ve kişilik etmenlerinin güçlü ve zayıf oyuncuları ayırıp ayıramayacağını ortaya çıkarmaktır. Ayrıca kişilik etmenlerinin, kız ve erkek katılım oranları arasındaki büyük farka ışık tutup tutamayacağını da görmek istedik. Yetişkinlerle yapılan önceki araştırmalara dayanarak (Avnive ark., 1987; Joireman ve ark., 2002; Kelly, 1985) satranç oynayan çocukların satranç oynamayan çocuklara göre Vicdanlı olmada çok daha yüksek ama Enerji/dışadönüklükte daha az yüksek puan alacaklarını varsaydık. Satrancın çoğu zaman zihinsel bir çaba olarak algılanmasıyla ayrıca Akıl/açıklık özelliğinin satranca başlayan ve başlamayan çocuklar arasında farklı olacağını da varsaydık. Aynı kişilik etmenlerinin güçlü ve zayıf satranç oyuncularını da ayırması beklenebilir.
            Kadınlar Duygusal dengesizlik ve Uyumluluk özelliklerinden yüksek puan aldıkları için (Costa, Terracciano & McCrae, 2001; Goodwin & Gotlib, 2004; Rubinstein, 2005) iki etmen daha önce satranç becerisiyle ilgili olarak gösterilmemiştir, bu etmenlerin satranç becerisindeki cinsiyet farklılıklarıyla nasıl ilgili olduğunu gösteren belirgin tahminlere ulaşmak zordur. Öte yandan satrancın, oyuncuların sürekli çatışma ve karşı karşıya gelmelerle mücadele ettiği ve Uyumluluk özelliğinde daha yüksek olan çocukları daha az sarabileceği rekabetçi bir yönü de vardır (Mazur ve ark, 1992). Sonuç olarak Uyumluluk, satranca hobi olarak başlayan kız ve erkeklerin sayılarındaki farklılığa da ipucu oluşturabilir.
Yöntem
Katılımcılar
            Çalışmaya Britanya Oxfordshire’ daki dört okuldan ilkokul çağındaki 269 çocuk ( M = 10.1, SD = 1.2) katılmıştır. Katılımcıların üçte ikisi erkektir; sekiz yaşında 45, dokuz yaşında 61, on yaşında 70 ve on bir yaşında 93 katılımcı vardır. Tüm okullarda haftada en az bir defa satranç klübü toplantıları yapılmaktadır ve tüm okullar aktif olarak bölgesel ilkokul yarışmalarına katılmaktadır. Bu nedenle tüm çocuklar, satranç faaliyetlerinde yer alma şansına sahiptir.
Veri Toplama Araçları ve İşlem
            Çocuklar İçin Büyük Beşli Anketi (Barbaranelli ve ark., 2003) uygulanmıştır. Ankette, Dışadönüklük/enerji (aktivite, heves, girişkenlik ve özgüven), Uyumluluk (diğerlerine ve onların ihtiyaçlarına karşı duyarlılık), Vicdanlı olma (güvenilirlik, düzenlilik, kesinlik ve sorumlulukları yerine getirme), Duygusal dengesizlik (endişe hissi, depresyon, hoşnutsuzluk ve öfke), Akıl/açıklık (okul alanında akıl, kültürel ilgilerin genişliği, düş gücü, yaratıcılık ve diğer insanlara olan ilgi) kişilik özelliklerini ölçmesi beklenilen 65 madde bulunmaktadır. Her bir faktör 13 maddeyle ölçülmektedir. Önceki çalışmalar (Barbaranelli ve ark., 2003; Muris, Meesters, ve Diederen, 2005) BBA-Ç’ nin yeterli bir iç yapıya sahip olduğunu ve büyük beşli özelliklerini ölçmek için geçerli bir ölçek olduğunu göstermiştir. BBA-Ç kullanılmadan önce Britanya İngilizcesine uygun olması için ilkokul öğretmenlerinin yardımıyla düzenlenmiştir. Ankette kullanılan kelimeleri örneklemimizdeki en küçük çocuğun dahi anlayabileceğinden emin olmak amacıyla anket, bir grup 3. ve 4. sınıf ilkokul öğrencileri (8 ve 9 yaş) üzerinde bireysel olarak uygulanmıştır. Küçük çocuklara örneklemimizde yer verebilmek için yapılan diğer değişiklik, alışılmış 5 puanlık ölçek yerine 3 puanlık Likert tipi bir ölçeğin (1 = hemen hemen hiçbir zaman, 2 = bazen ve 3 = hemen hemen her zaman) kullanılmasıdır. Alt ölçek puanları, her ölçekteki maddelerden alınan puanların toplanmasıyla elde edilmiştir (en yüksek puan 39).
            Anketin başında, BBA-Ç’ ye ek olarak, satranç oyunuyla ilgili iki soru sorulmuştur. İlk soru, çocuğun nasıl satranç oynandığını (kuralları bilmek) bilip bilmediğini sorarken ikinci soru, çocuğun yaşıtlarına kıyasla satrançta ne kadar iyi olduğunu sormaktadır. İlk soru evet ve hayır ile yanıtlanabilirken ikinci soruda Likert tipi bir ölçek kullanılmıştır: 1’den (çok kötü) 5’e (çok iyi) kadar. Satranç oynamayan çocuklar beceri düzeyleri hakkındaki 2. soruyu yanıtlamamışlar ve bu soruda uygulanan analize dahil edilmemişlerdir. Anket, okul saati boyunca birinci yazar ve araştırmanın yapıldığı sınıfın öğretmeni tarafından gruplar halinde uygulanmıştır. Tüm çocukların, bunun bir test olmadığını ve öğretmenlerinin cevaplarını incelemeyeceğini anladıklarından emin olmak için büyük tedbir alınmıştır.

 

 

Copyright © TRchess.com