|

|
Sayfa

Sonuçlar
Oblimin rotasyonu kullanılarak yapılan temel bileşenler
analizi, BBA-Ç kullanan önceki çalışmalarda uygulanan aynı yöntem (Barbaranelli
ve ark., 2003; Muris ve ark., 2005), özdeğeri 1’den büyük olan 20
faktör ortaya çıkarmıştır (9.25, 3.78, 3.12, 2.46, 2.06, 1.77, 1.63,
1.54, ve böyle diğerleri). Biz, toplam varyansın % 32’ sini
açıklayan beş faktör belirledik. Uyumluluk, Vicdanlı olma, ve
Duygusal dengesizlik faktörleri önceden teorik olarak tanımlanan
maddelerin neredeyse hepsinin açıkça bir faktöre yüklendiği yapıya
sahiptir (Yüklenen maddeler yazarlara yazılarak elde edilebilir).
Aynı durum, maddelerin yalnızca büyük çoğunluğunun teorik faktörlere
yüklendiği Enerji/dışadönüklük ve Akıl/açıklık faktörleri için
söylenemez. Enerji/dışadönüklük faktörüne yüklenen ve yüklenmeyen
maddeleri sınıflandırmak zor iken, Akıl/açıklık faktöründe, açıklık
bileşeninin ikna edici bir şekilde yüklemediği görülmüştür. Öte
yandan, akıl bileşeni beklenilen sonuçları göstermiştir. Sonuç
olarak, oluşturulan beş ölçeğin Cronbach alfa değeriyle ölçülen iç
tutarlılığı, Uyumluluk, Duygusal dengesizlik ve Vicdanlı olma
faktörleri için en yüksek (sırasıyla, .81, .79, ve .78),
Enerji/dışadönüklük ve Akıl/açıklık faktörleri için ise en düşüktür
(sırasıyla, .68 ve .72).
Bu çalışmaya katılan küçük çocukların Açıklık ve
Dışadönüklük özelliklerini bütünüyle geliştirmiş olmamaları mümkün.
Bu olasılığın, bizim çalışmamızda net olmayan Dışadönüklük ve Akıl
faktörlerinin, beş ve yedi yaş arası çocuklarda üniversite
öğrencilerinde olduğu gibi iç tutarlı olmadığını bulan Measelle ve
ark.’nın (2005) sonuçları ışığında inanılırlık kazandığı
görülmektedir. Tersine, Uyumluluk, Vicdanlı olma, ve Duygusal
dengesizlik faktörleri, üniversite öğrencilerinde olduğu kadar
çocuklarda da iç tutarlıdır. Bununla birlikte, en genç gruplardan
ikisini (sekiz ve dokuz yaş) faktör analizinden çıkardığımızda dahi
sonuçlar temel olarak aynı kalmıştır ve bu, problemin maddelerin
ifade edilişinde olabileceği anlamına gelir.
Diğer makul sebepler, cevap diziminin (1-5’den 1-3’e)
sınırlandırılması ve anketi katılımcıların kültürlerine uyarlamak
amacıyla maddelerde yapılan ufak değişiklikler olabilir. Ayrıca,
Muris ve ark. (2005) ile kısmen Barbaranelli ve ark.’nın (2003) da
gösterdiği gibi ölçeğin bu iki özelliği tatmin edici olmayan bir
düzeyde almış olması mümkün olabilir. BBA-Ç, büyük beşli modelinin
ölçümünde nispeten geçerli ve güvenilir bir ölçek olarak
görülmektedir, ancak Enerji/dışadönüklük ve Akıl/açıklık faktörleri
üzerinde bazı ilave işlemlere ihtiyaç olabilir.
Çalışmada belirtilen tüm değişkenler için uygulanan
tanımlayıcı istatistik ve iç korelasyon Tablo 1’de görülebilir.
Tablo 1’deki son iki sütun, satranç oynayabilen (oyuncu) ve
oynayamayan (oyuncu olmayan) çocukların puanlarını gösterir. Satranç
oyuncuları ağırlıklı olarak erkektir, oyuncu olmayanlardan anlamlı
bir şekilde daha büyüktür, Enerji/dışadönüklük ve Akıl/açıklık
özelliklerinde oyuncu olmayanlardan anlamlı bir şekilde daha yüksek, Uyumluluk’ta ise daha düşük puanlara sahiptir.
Satranç oynayan çocukların kişilik özelliklerini
incelemek amacıyla lojistik regresyon uyguladık. Cinsiyet ve yaşla
birlikte beş kişilik faktörünün tümünü satranca olan ilginin
belirleyicisi olarak kullandık. Çok sayıda anlamlı iç korelasyonla
(Bakınız Tablo 1) birlikte, biz bu yaklaşımla birbirinden ayrı
belirleyicilerin birlikte olduklarında oyuncuları oyuncu
olmayanlardan ayırt etmeye nasıl katkı sağladığını görebileceğimizi
hissettik. Lojistik regresyon, birbirinden ayrı belirleyicilerin tek
tek analiziyle elde edilen sonuçları doğrulamıştır. Satranç oynayan
çocuklar daha çok erkektir (B = .77, Wald (katsayı oranının ve
standart hatasının karesi alınarak elde edilmiş lojistik regresyon
katsayısının anlamlılığı için test) = 4.2, p < .05), daha büyüktür
(B = .38, Wald = 6.5, p < .05), Dışadönüklük’ te (B = .15, Wald =
5.1, p < .05) ve Akıl/açıklık’ ta (B = .23, Wald = 12.3, p < .01)
daha yüksek, Uyumluluk’ ta (B = -.18, Wald = 8.6, p < .01) ise daha
düşük puanlara sahiptirler.
Tablo 1 satranca başlayan kızların oranının (% 68)
erkelerden (% 88; X² (1, N = 269) = 14.3; p < .01) daha düşük
olduğunu göstermektedir. Ek olarak, Uyumluluk, cinsiyet ve satranç
oynayıp oynamamayla ilişkili tek kişilik faktörüdür – erkekler ve
satranç oynayanlar Uyumluluk’ta kızlara ve satranç oynamayanlara
kıyasla daha düşük puan almışlardır. Cinsiyet hesaba katılmadan,
Uyumluluk’taki puanların bir hobi olarak satranç seçiminden
etkilenip etkilenmediğini kontrol etmek amacıyla erkeklerden oluşan
bir alt-örneklemi analiz ettik. Analizde sadece erkekler
bulunduğunda, satranç oynamayla Uyumluluk’taki puan arası ilişkinin
hala anlamlı olduğu görüldü (r(182) = -.14; p < .05). Ayrıca,
satranç oynayan (M = 29.8, SD = 4.2) ve oynamayan (M = 31.6, SD =
3.6; t(182) = 2.1; p < .05) erkeklerin Uyumluluk puanı arasında
anlamlı bir fark vardır. Bundan ötürü, Uyumluluk ve satranç oynama
arasındaki ilişkinin, satranç oynamayan çocuklar arasında
Uyumluluk’taki ortalama puanı daha yüksek olan daha fazla kız
olmasının değil, Uyumluluk puanının gerçek bir sonucu olduğu
görülmektedir.
Bütün etmenleri içeren regresyon analizi uyguladığımızda
cinsiyet ve kişilik etmenleri, algılanan satranç becerisini önemli
ölçüde yordamadı. Kişinin bildirdiği satranç becerisi ile kişilik
etmenleri arasında geçerli bir korelasyon bulunamamış olması
şaşırtıcı değildir (Bakınız Tablo 1). Örneklemi, satrançta iyi veya
çok iyi olduğunu bildiren çocuklarla az iyi olduğunu bildiren
çocukları kapsayacak şekilde ikiye bölmek de sonucu değiştirmemiştir
– kişilik etmenlerinden hiçbiri iki grubu birbirinden ayıramamıştır.
Özellikle kendi beceri düzeyini yaşıtlarıyla
karşılaştırarak belirten çocuklar düşünüldüğünde, kendilerinin
bildirdiği satranç becerileri yanlı bir ölçüt olabilir. Bu ihtimali
kendileri için nesnel bir beceri düzeyi hesabımız olan genç seçkin
oyunculardan oluşan alt örneklem grubumuzla araştırdık. Seçkin alt
örneklemimiz, düzenli olarak satranç yarışmalarında oynayan ve bir
satranç değerlendirmesi olan 25 oyuncudan oluşmaktaydı. Bir
oyuncunun satranç değerlendirmesi sadece kendi sonucunun diğer
oyunculara karşılığına dayanmaktaydı ve böylece satranç becerisinin
nesnel bir ölçütüydü. Seçkin alt örneklemdeki bazı çocuklar birçok
kez İngiltere’yi uluslar arası yarışmalarda temsil etmek üzere
seçilmişlerdi. İngiliz Satranç Federasyonu (BCF) derecelendirmesinde
ortalamaları 71 (SD = 22) idi. Uluslar arası FIDE derecelendirmesine
dönüştürüldüğünde ortalamaları 1605 (SD = 108) idi. En yüksek puan
1835 (ortalamaya göre standart sapması 1,5’ tan fazla) iken en düşük
puan 1380 (ortalama oyuncudan standart sapmanın yarısı kadar az)
idi. Hem yetişkin hem çocukları içeren ortalama oyuncunun puanının
1500 olduğu düşünülürse, bizim örneklemimiz gerçekten çocuklara
özeldir.
Tablo 2 seçkin satranç oyuncularının ve satranç
oyuncularının kişilik profillerini vermektedir (satranç
oynamayanların profilleri sadece eksiksiz olması için verilmiştir).
İki grup arasındaki anlamlı tek farkın Akıl/ açıklık kapsamında
olmasına rağmen, seçkin satranç oyuncuları bütün satranç
oyuncularından duygusal olarak daha dengeli, daha enerjik/ dışa
dönük ve daha vicdanlı olmaya eğilimlilerdi. Seçkin satranç
oyuncuları satrançta daha az iyi olan yaşıtlarına göre yeni
deneyimlere anlamlı ölçüde daha açık ve daha meraklı çıktılar.
Yalnızca erkek olan seçkin satranç oyuncuları ayrıca yaşça daha
büyüktüler.
Kişilik etmenlerinin ve yaşın yordayıcı olarak alındığı lojistik
regresyon, yaşın (B = 1.25, Wald = 17.9, p < .01) ve kısmen Akıl/
açıklığın (B = .15, Wald = 3.2, p < .10) seçkin oyunculuğun anlamlı
yordayıcıları olduğunu gösterdi. Yaş kontrol edildiğinde, bu küçük
ve seçkin alt örneklemde kişilik etmenlerinden hiçbiri dereceyle
anlamlı olarak ilişkili olmadığı görüldü (en yüksek korelasyon
Vicdanlı olmayla ile Uyumluluk arasındaydı ve .30 civarındaydı,
Akıl/ açıklık ile ise ilişki yoktu). Ayrıca seçkin oyuncuları,
oyuncuları ve oynamayanları birbirinden ayıran Enerji/ dışa dönüklük
ve Akıl/ açıklık etmenlerinin çok az güvenilir olan BFC-Q ile
ölçüldüğünü kabul ediyoruz. Bu durumun bulgularımıza ve
sonuçlarımıza gölge düşürmesine rağmen (bakınız Tartışma), Enerji/
dışa dönüklük ve Akıl/ açıklık ölçeklerinin sonuç puanları için
sadece güvenilir maddeleri aldığımızda da sonuçlarımız
değişmemiştir.
|