|

|
Sayfa

Tartışma
İlk kez şu anki çalışma satranca başlama ihtimali olan
çocukların kişiliklerine göz atmıştır. Diğerlerine karşı daha az
hassas, tartışmaya daha çok eğilimli, çatışmalardan daha az kaçınan
(Uyumluluk), daha enerjik (Enerji/dışadönüklük), ve yeni deneyimlere
daha açık (Akıl/açıklık) olan çocuklara satranç oyunu daha cazip
gelmektedir. Satrancın rekabetçi ve agresif yönünü (örneğin, Mazur
ve ark., 1992) düşünürsek, Uyumluluk’ ta düşük puan alan çocukların
satranca başlama olasılığının daha yüksek olduğu yönündeki bulgu
mantıklı görünür. Satranç her iki tarafın da birbirini yenmeye ve
kandırmaya çalıştığı sürekli mücadelenin oyunudur. Bu agresif öğe,
katılım oranlarındaki cinsiyet farklılığının sebeplerinden biri
olabilir. Satrancın rekabetçi öğesi, başlangıçta bile erkeklere,
kızlara kıyasla daha cazip geliyor olabilir.
Örneğin bizim çalışmamızda erkekler Uyumluluk’ ta
kızlardan daha az puan aldı. Uyumluluk’ taki cinsiyet farklılıkları
hakkındaki aynı bulgu, yetişkin örneklemlerde de elde edilmiştir (Costa
ve ark., 2001; Goodwin ve Gotlib, 2004; Rubinstein, 2005). Satranç
oynamayan çocuklar arasında daha yüksek Uyumluluk puanlarının
bulunması, Uyumluluk’ un erkekler arasında bile satrancı seçmedeki
rolünün göstergesidir. Uyumluluk, gerçekten de neden kızlardan çok
erkeklerin hobi olarak satranca başladıklarını açıklamada yeterli
olabilir.
Benzer şekilde, bir diğer tahmin edilen sonuç, zihinsel
aktivitelere eğilimli, genellikle meraklı ve yeni deneyimlere açık
olan çocukların satrancı ilginç bulma olasılığının daha yüksek
olmasıdır. Satranç, kişinin engellerin üstesinden fiziksel değil
zihinsel gücüyle gelmesi gerektiği bir aktivite atmosferine
sahiptir. Bununla birlikte, yeni deneyimlere daha açık olan
çocukların yeni deneyimlere daha az açık ve daha az entelektüel olan
yaşıtlarına göre farklı aktiviteleri deneme olasılıkları mümkündür.
Biraz daha şaşırtıcı olan sonuç, en azından ilk bakışta, daha
enerjik ve dışadönük olan çocukların daha fazla satranç oynadığıdır.
Bu, yetişkin satranç oyuncularının genel popülasyona göre daha
içedönük olduğu bulgusuyla (Avni ve ark., 1987) çelişmektedir.
Genellikle dışadönük ve enerjik çocukların, daha az dışadönük olan
yaşıtlarına kıyasla aktiviteleri denemeleri daha büyük olasılıktır.
Bundan ötürü, daha dışadönük çocukların daha fazla satranç
oynadıklarını bulmak çok şaşırtıcı olmamalıdır. Son olarak, bu,
çocukların satranç oynamaya devem edecekleri ya da satranca daha az
dışadönük yaşıtlarından daha fazla zaman ayıracakları anlamına
gelmemektedir.
İkinci set analizler bu görüşü doğrulamaktadır. Diğer
tüm faktörlerle birlikte Dışadönüklük, bu çalışmadaki çocukların
beceri düzeylerini ne kadar iyi algıladıklarını yordamamıştır. Bu
sonuçlar, kişiliğin sadece satranç ilgisinde önemli bir rol
oynadığını, satranç beceri derecesini belirlemede ise bir rol
oynamadığını gösterebilir. Öte yandan, kişilik, kendi bildirdikleri
beceri düzeyini yordamazken, satranç becerisinin objektif ölçümleri
uygulandığında önemli bir rol oynayabilir. Genç satranç
oyuncularından oluşan seçkin bir alt-örneklemle yapılan sonraki
analizler, ikincisinin olasılığına işaret eder. Sınıflama gibi
satranç becerisinin objektif bir ölçümü hesaba katıldığı zaman,
Akıl/açıklık özelliği seçkin, genç satranç oyuncularıyla daha zayıf
oyuncuları ayırt etmiştir. Seçkin satranç oyuncuları daha
meraklıdır, daha geniş entelektüel ve kültürel ilgiye sahiptir ve
okulda zayıf oyunculardan daha başarılıdırlar. Akıl/açıklık, zeka
ile pozitif yönde ilişkili olduğu için (Austin, Deary, ve Gibson,
1997; Haris, 2004), zekanın, genç çocuklardaki satranç becerisinin
önemli bir yanı olduğunu çıkarabiliriz. Bu, iyi satranç oyuncusu
olan çocukların zeka testinde satrançta daha az başarılı olan
yaşıtlarından daha yüksek puan aldığını gösteren bir grup çalışmayla
(Horgan ve Morgan, 1990; Frydman ve Lynn, 1992) uygunluk gösterir.
Fakat eğer yanlış değilse, bazı yazarların yaptığı gibi (Howard,
2005; Bilalic ve McLeod, 2006) çocuklar üzerindeki bu sonuçlardan
zeka veya Akıl/açıklık özelliğinin genelde satrançta önemli bir rol
oynadığını tahmin etmek vakitsiz olacaktır. Bu, araştırmadan bir
asır sonra bile yetişkin satranç oyuncularıyla yapılan bir çalışma
satranç becerisi ve zeka arasında bir bağlantı kurmayı başaramazsa
özellikle şüpheli olacaktır (incelemek için Gobet, de Voogt, ve
Retschitzki, 2004). Son olarak, diğer faktörler kontrol edildiğinde
Akıl/açıklık, seçkin alt-örneklem arasında çok az tahmin edici güce
sahiptir.
Zeka ve satranç hakkındaki tartışma, çalışmamızın
kısıtlamalarını fark etmemizi sağladı. Seçkin genç satranç
oyuncularının, satranç oynayan çocukların ve satranç oynamayanların
kişilik profillerinin gerçekten farklı olduğunu gösterirken, ilgili
diğer faktörleri çalışmaya (motivasyon, zeka gibi) dahil etmedik ve
birbirlerini nasıl etkilediğini incelemedik. Bu, satranç oynayan ve
oynamayan çocukları ayırt etmede çok önemli olmayabilir, fakat
seçkin ve daha az iyi genç oyuncuları ayırt etmede önemli olabilir.
Bizim düşüncemize göre, Akıl/açıklık özelliğinin, çocukların o
yaşlarında neden bu kadar seçkin oyuncu olduklarını iyi açıkladığını
iddia etmek yanlış olacaktır. Satranç oynamaya harcanan zaman,
motivasyon ve zeka gibi diğer özelliklerin satranç becerisinde
kişilikten daha direk bir etkiye sahip olduğunu söylemek mümkündür.
Yine de, kişilik özelliklerinin satranç gelişimindeki rolü garanti
edilmiş görünmektedir. Bununla birlikte, kişilik özelliklerinin
etkisinin direk bir etki mi yoksa motivasyon ve pratik gibi
faktörlerin etkisiyle dolaylı bir etki mi olup olmadığı
çözülememiştir
Kaynaklar
Ablow, J. C.,
Measelle, J. R., Kraemer, H. C., Harrington, R., Luby, J., Smider,
N., et al. (1999). The MacArthur three-city outcome study:
Evaluating multi-informant measures of young children’s
symptomatology. Journal of the American Academy of Child and
Adolescent Psychiatry, 38, 1580–1590.
Austin, E. J., Deary, I. J., & Gibson, G. J. (1997). Relationships
between ability and personality: Three hypotheses tested.
Intelligence, 25, 49–70.
Avni, A., Kipper, D. A., & Fox, S. (1987). Personality and leisure
activities: An illustration with chess players. Personality and
Individual Differences, 8, 715–719.
Barbaranelli, C., Caprara, G. V., Rabasca, A., & Pastorelli, C.
(2003). A questionnaire for measuring the Big Five in late childhood.
Personality and Individual Differences, 34, 645–664.
Bilalic´, M., & McLeod, P. (2006). How intellectual is chess? – A
reply to Howard. Journal of
Biosocial Science, 38, 419–421.
Charness, N., & Gerchak, Y. (1996). Participation rates and maximal
performance: A log-linear explanation for group differences, such as
Russian and male dominance in chess. Psychological Science, 7,
46–51.
Costa, P. T., Jr., & McCrae, R. R. (1988). From catalog to
classification: Murray’s needs and the five factor model. Journal of
Personality and Social Psychology, 55, 258–265.
Costa, P. T., Jr., Terracciano, A., & McCrae, R. R. (2001). Gender
differences in personality traits across cultures: Robust and
surprising findings. Journal of Personality and Social Psychology,
81, 322–331.
Frydman, M., & Lynn, R. (1992). The general intelligence and spatial
abilities of gifted young Belgian players. British Journal of
Psychology, 83, 233–235.
Gobet, F., de Voogt, A., & Retschitzki, J. (2004). Moves in mind –
The psychology of board games. Hove, UK: Psychology Press.
Goodwin, R. D., & Gotlib, I. H. (2004). Gender differences in
depression: The role of personality factors. Psychiatry Research,
126, 135–142.
Harris, J. A. (2004). Measured intelligence, achievement, openness
to experience, and creativity. Personality and Individual
Differences, 36, 913–929.
Harter, S. (1998). The development of self-representations. In: W.
Damon (Series Ed.) & N. Eisenberg (Vol. Ed.), Handbook of child
psychology: Vol. 3. Social, emotional, and personality development
(5th ed., pp. 553–617). New York: Wiley.
Horgan, D. E., & Morgan, D. (1990). Chess expertise in children.
Applied Cognitive Psychology, 4, 109–128.
Howard, R. W. (2005). Are gender differences in high achievement
disappearing? A test in one intellectual domain. Journal of
Biosocial Science, 37, 371–380.
Joireman, J. A., Fick, C. S., & Anderson, J. W. (2002). Sensation
seeking and involvement in chess. Personality and Individual
Differences, 32, 509–515.
Kelly, E. J. (1985). The personality of chess players. Journal of
Personality Assessment, 49, 282– 284.
Marsh, H. W., Ellis, L. A., & Craven, R. G. (2003). How do preschool
children feel about themselves? Unraveling measurement and
multidimensional self-concept structure. Developmental Psychology,
38, 376–393.
Mazur, A., & Booth, A. (1998). Testosterone and dominance in men.
Behavioral and Brain Sciences, 21, 353–397.
Mazur, A., Booth, A., & Dabbs, J. M. (1992). Testosterone and chess
competition. Social Psychology Quartely, 55, 70–77.
Measelle, J. R., John, P. O., Ablow, C. J., Cowan, A. P., & Cowan,
P. C. (2005). Can children provide coherent, stable, and valid self-reports
on the Big Five dimensions? A longitudinal study from ages 5–7.
Journal of Personality and Social Psychology, 89, 90– 106.
Muris, P., Meesters, C., & Diederen, R. (2005). Psychometric
properties of the Big Five Questionnaire for Children (BFQ-C) in a
Dutch sample of young adolescents. Personality and Individual
Differences, 38, 1757–1769.
Rubinstein, G. (2005). The big five among male and female students
of different faculties. Personality and Individual Differences, 38,
1495–1503.
Shiner, R. L. (1998). How shall we speak of children’s personalities
in middle childhood?: A preliminary taxonomy. Psychological Bulletin,
124, 308–332.
Simon, H. A., & Chase, W. G. (1973). Skill in chess. American
Scientist, 61, 393–403.
910 M. Bilalic´ et al. / Personality and Individual Differences 42
(2007) 901–910
|