|

Demir Büyüközkaya
|
Satranç
öğretmenliği çok ilginç bir meslek...
Son
yıllarda Kuleli'yi Hayri Özbilen çalıştırıyor (kulakları çınlasın).
Bankacılık yüksek mevkiden emekli olmuştu. Zannediyorum genel müdür
ya da genel müdür muaviniydi oradan ayrıldı, satranç öğretmenliği
yaptı bir müddet. Kuleli'yi bana bıraktı, vaktim yok dedi, beşinci
senemiz zannederim. Kuleli Askeri Lisesi'ni zaferden zafere taşıdık.
Sizin okulu da (DENİZ HARP OKULU) Ziya Nuhov, kulakları çınlasın,
tavsiye etti. İkinci senemiz bu.
Satranç
öğretmenliği çok ilginç bir meslek. Özellikle ülkemizde satranca
büyük bir ilgi var. Revaçta bir beyin sporu. Benim çalıştığım
kurumlar için bu geçerli değil ama özellikle küçük çocukların
ebeveynleri, çalıştırıcıdan mucizevi sonuçlar bekliyor. Yani sanki
çalıştırıcı kendi beynindeki bilgileri alıyor aynen karşı tarafa
monte ediyor. Böyle bir olay yok. Özellikle çocuğun, yani dersi
alanın, çalışması lazım. Çalışma ise birçok şeye bakmak değildir.
Çalışma aynı şairlerin, şarkıcıların, müzisyenlerin,
heykeltıraşların yaptığı gibi aynı şeyi defalarca tekrar etmek...
Belleğe girecek çalışılan! Çalışma odur, diğeri satranç kültürünün
artması, zevk almak...
Çalışmışsın, aynı anda düşünüyorsun ve böylece kazanıyorsun.
Gençlerle birlikte olsam da, ilerleyen yaşlarda bazı şeyleri
unutuyorsunuz... Mutluyum... 40 sene bilgilerimi herkese aktardım,
saklamadım.
Yazar: Demir Büyüközkaya
Kaynak:
http://www.buyukozkaya.com/meslek.htm
|